Yaşadiğımız hiçbir şey ne tesadüfi, ne de boşunadır. Hayati deneyimleme dediğimiz olgu, aslında yasanılan her olayda elde edilen bilgidir. .Ve bu bilgiler ışığında her geçen gün deneyimimiz artar. Bu bağlamda ele alındığında sorunlarımız deneyimlerimizi arttıran, hayat ve kendimiz hakkında bilgi veren malzemelerdir. Devamı >>>
Hepimiz inandığınızz kavramları yaşayarak hayatımızı anlamlandırmak isteriz. Anlamın kaynağı da hayata atfettiği bakış açısıyla beslenir. “Huzur” ve “mutluluk” hayatı anlamlandıran önemli kavramlardan ikisi. Aslında hepimizin umududur huzurlu ve mutlu olmak. . .Devamı >>>
Ayeti kerimede “insan yaratılmışların en hayırlısıdır” buyurulur. Yani insanın varlığı Cenabı Hak tarafindan böylesi bir onay ile şereflenmekte. Daha doğduğumuz andan itibaren varlığımızın onaylanmasını isteriz. Özellikle aile içinde onaylanmak kişinin ontolojik ihtiyacıdır. Çocuk doğduğu andan itibaren istenerek dünyaya gelmiş olmayı arzular.Devamı >>>
Karne kimi öğrenci için sevinç,mutluluk,gurur ,değer verilme,başarı,beğenilme ,sevilme anlamına gelirken kimileri için üzüntü,sıkıntı,aile ile aranın açılması,bunalım,tartışma,kendini değersiz hissetme,ben başarısızım ,ben tembelim etiketiyle kendini adlandırmak anlamına gelebilir.
Gözlerinizi kapatın ve karne aldığınız bir günü hatırlamaya çalışın...Devamı >>>
Gençlerdeki intihar olaylari bir çok ailede yaşanmaktadır. Genellikle nedenleri anlasilamamis ve sonuçlari konusunda farkliliklar görülmüstür. Aile yasadigi olayin sokunu atlattiktan sonra bu durumu sorgulamaya baslar. “Neden biz?” sorusu sorulur. Bunun anlamini ve niye basina geldigini kavramaya çalisir. Devamı >>>
Psikoterapi, danışan ile danışmanı arasında ruhbilim bilgilerine dayanarak kurulan karşılıklı ilişki ve iletisim yoluyla saglanan tedavi yöntemidir. Psikoterapi süreci aslinda danışanın randevu almak için telefon açtigi andan itibaren baslar. Terapi kendini daha iyi tanımak amacıyla terapistle birlikte danışanın ruhsal dünyasına yapılan yolculuktur... Devamı >>>
Çocuklar büyüdükçe bir grubun içinde olmak ve o grupla birlikte hareket etmek isteğini duyarlar. Ilk çocukluk yillari bittikten sonra çocugun sosyal gelisiminde arkadas iliskilerinin rolü önemlidir. Her yasta arkadaslik kurulabilir. Fakat ergenlik döneminde arkadas iliskilerine yasak konuldukça ergen arkadaslarina degil ailesine karsi tavir alir. Arkadaslik en önemli toplumsal ihtiyaçlardan biridir. Devamı >>>
Annelerimizin hayatimizin baslangicindan beri yeri tartisilmaz. Bize verdikleri ilk sevgiyle hayata adim atar ve baglanmayi ögreniriz. Annelerimizin sevgisi kadar onlarin kisilik özellikleri de bizim hayata bakis açimizi etkiler. Hayata ilk adimla baslayan ve ileri yetiskinlik yillarimiza kadar devam eden bu etkilesimin ergenlik dönemimizde nasil bir fotografi olduguna bir göz atmak ister misiniz? Devamı >>>
Otizm, sosyal ve iletisim becerilerinin olusmasini etkileyen bir gelisim bozuklugudur. Otizm genellikle yasamin ilk 2 yilinda ortaya çikar. Otistik çocuklar genelde ögrenme zorlugu çekerler. Otistik çocuklarin büyük bir kisminda farkli seviyelerde zeka geriligi görülse de, zeka seviyeleri normal otistik çocuklar da vardir. Ancak genel zeka seviyeleri ne olursa olsun, Otistik çocuklar çevrelerindeki dünyayi algilamakta ortak bir zorluk çekerler. Devamı >>>