Duyurular
Hakkımızda
Çalışma Alanlarımız
Yayınlarımız
Eğitim ve Seminerler
Özel Eğitim
Dil ve Konuşma Gelişimi
Uzmana Danış
Bülten
Basında Biz
Sıkça Sorulan Sorular
İletişim

ERGENLERDE DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU
Psikolog Belkıs Ertürk
------------------------------
SEVGİDEN YOKSUN BİR İLİŞKİ TÜRÜ İHMAL
Psikolog Belkıs Ertürk
-------------------------------
TAKINTILAR BİR BOZUKLUĞUN HABERCİSİMİDİR
Psikolog Belkıs Ertürk

















 

Ergenlikteki Arkadaşlık ilişkileri

Çocuklar büyüdükçe bir grubun içinde olmak ve o grupla birlikte hareket etmek istegini duyarlar. Ilk çocukluk yillari bittikten sonra çocugun sosyal gelisiminde arkadas iliskilerinin rolü önemlidir. Her yasta arkadaslik kurulabilir. Fakat ergenlik döneminde arkadas iliskilerine yasak konuldukça ergen arkadaslarina degil ailesine karsi tavir alir.

Arkadaslik en önemli toplumsal ihtiyaçlardan biridir. Toplumsal ihtiyacin tamamlanabilmesi özellikle yasit iliskilerine baglidir. Yasit iliskileri küçük ya da büyük gruplar olsun özellikle 12 ile 18 yas arasinda kendi kisiliklerine veya fiziksel özelliklerine uygun yasitlarini tercih ederler. Ilk ergenlik dedigimiz dönemde (12-15 yas) tanidiklari çevrelerden arkadas seçerler. Ileri ergenlikte ise (16-19 yas) arkadaslik iliskileri ailenin tanimadigi farkli çevrelerden de olusabilir. Özellikle bagimsizlasmanin gerçeklestigi, kimligini tanimladigi, benlik bütünlügünü sagladigi bir dönemde bazen sosyal rollerde bir karisiklik yasanabilir. Sosyal rollerin oturmasi ve çatismanin çözümlenmesi ergenlik dönemindeki firtinanin dinmesiyle mümkün olabilir. Bu firtinayi bazen arkadas iliskileri farkli tetikleyebilir. Kötü arkadaslik deneyimleri benliginde olumsuz izler birakir ve bu yüzden ailesiyle çatisabilir.

Zarar verecek arkadaş grupları;

•  Davranislarinda ciddi bir degisim gözlenebilir. Huysuzluk ve hirçinlik nöbetleri geçirebilir.

•  Kiyafet degisiklikleri fark edilir derecede artar. Bunun sebebi arkadas grubuna uyum saglamak ve kabul edilmek içindir.

•  Düzensiz ve daginik olabilir. Bu bazen kendini ifade etmenin yollarindan biri haline gelir.

•  Harçliginin yetmedigini söyler ve daha fazla para harcama istegi artabilir.

•  Daha önce bulundugu yerleri ve gittigi yerleri söylerken artik açiklama ihtiyaci hissetmez.

•  Eve geç gelmeye, verilen saatten daha farkli saatlerde evde olmaya çalisir.

•  Kendine güveni azalabilir ve basarisizlik yasayabilir. Ilk yasanilan basarisizlik ders grafiginin ve not ortalamasinin düsmesidir.

Arkadaslik ihtiyaci her zaman kötü sonuçlarla ifade edilmez. Ailelerin çocuklarinin arkadaslarini mutlaka tanimalari ve nasil bir çevreden geldigini bilmeleri gerekir. Kontrollerini uzaktan ve denetimlerini de çocuklariyla iyi bir iliski kurarak yapmalari gerekir.

Sevgi her insanin ihtiyaç hissettigi normal bir duygudur. Baskalari tarafindan sevilmek, kabul edilmek ve onaylanma ihtiyaci ailenin tamamlayamayacagi bir ihtiyaçtir. Ve arkadaslar kendi aralarinda özel bir grup kurma ya da sirlarini paylasma istegi duyabilirler. Bu sirlarin özel oldugunu ebeveynlerin tahmin etmesi gerekir. Arkadasliga dayanan grup en küçük ve kendi içinde kurallari olan özel bir toplumdur. Tercihlerini, birbirlerine olan yakinliklarini bireyler kimliklerini olustururken arkadas gruplarindan aldiklari onayla belirlerler. Ergenligin ilk dönemlerinde popüler bir grubun üyesi olmak benlik kavramlarini ona göre olusturmalarini saglar. Fakat yas seviyesi yükseldikçe ihtiyaçlarini belirlemeye ve kendilerini daha güvende hissettikleri arkadas gruplarini tercih ederler.

Sosyal olma ihtiyaci her bireyin yasamasi gereken bir olgudur. Fakat sosyal olamayan veya sosyal olmayi reddeden ergenler farkli çatismalarla bunu ailesine ve yakin çevresine yansitir. Sosyallesmek sadece aileyle kurulan iliskiyle degil yakin arkadas gruplarina verilen önemle perçinlesir. Sosyal olamayan çocuklar ilk çocukluk dönemlerinden itibaren arkadas iliskisi kurmazlar ve yasitlarina yaklasmazlar. Sosyal olamamak kendileri için bir çatisma sebebi olusturmaz. Fakat aileleri için bir problem teskil edebilir. Topluma karsi sosyal bir izolasyon sisteminin içinde yasarlar. Sosyallesmenin zor oldugu bir baska ergen grubu da çekingen kisilik özellikleri gösteren bireylerdir. Bu özellikleri gösteren çocuklar daha çok 3-4 yaslarinda ebeveynlerinin tutumlarindan etkilenirler. Sosyal ögrenme modelleriyle çekinikligi içsellestirirler ve bu tarz bir yasam biçimi seçerler. Yasitlariyla ilk karsilastigi zaman onlara uyum saglamakta zorlanir ve ilk yakinlasmanin karsi taraftan gelmesini bekler. Fakat çekingenligini attiktan sonra iki ya da üç kisiyle bir grup olusturabilir. Sosyal grubunu degistirmekte ve gelistirmekte zorlanabilir. Sosyallesmenin zor oldugu baska bir grup ise aileler tarafindan çekingen oldugu düsünülen fakat psikolojinin sosyal fobi dedigi çocuk ve ergen tipleridir. Sosyal fobik çocuk ve ergenler yasitlariyla iliski kurmakta zorlanirlar, baskalarinin önünde konusma korkusu yasayabilirler, arkadaslarinin oldugu sosyal ortamlara girmekten çekinirler, kendilerine güvenlerinde ve özsaygilarindaki düsüs sosyal fobisi olan çocuk ve ergenlerde belirgindir. Olumsuz elestirilere asiri duyarli ve kisiler arasindaki iliskilerde stres faktörlerine tahammülsüzdürler. Kendilerini ifade etmekte ve haklarini savunmakta zorluk çekerler.

Sosyal fobi bir çok insanin farkinda olmadigi bir anksiyete problemidir. Bedensel tepkiler verebilir, utangaç, fazla konuskan olmayan, soru sorulmadikça cevaplandirmayan, her türlü ortama karsi asiri kaygili davranan ve özellikle göz temasindan kaçinan kisilerdir. Sosyal fobinin olusma sebebi genelde ailelerin tutum ve davranislarindan kaynaklanabildigi gibi yapisal faktörlerden de kaynaklanabilir. Özellikle çok küçük yaslarda utandirilan ve rezil olma düsüncesini yasayan çocuklar bu duygu durumunu asabilmek için kaçinma yolunu seçerler. Bu problem çocukluktan baslayarak ergenlik hatta yasamin diger evrelerine kadar uzayabilir.

Arkadaslar duygusal onayi veren ve sevgi ihtiyacini tamamlayan bir yakin çevre etkenidir. Eger çocuklariniz ya da ergenlik çagindaki çocuklarinizin arkadaslariyla sorun yasadigini düsünüyorsaniz ya da hiç arkadasi yoksa bu bir sosyal olamama probleminden kaynaklanir. Arkadaslik duygusal dengenin korunmasindan ve saglikli dengeli bir kisilik gelisiminin olusmasinda en temel ögelerden biridir.

 
Anasayfa :: Hakkımızda :: Duyurular :: Yayınlarımız :: Bülten :: Sıkça Sorulan Sorular :: Linkler :: İletişim