Duyurular
Hakkımızda
Çalışma Alanlarımız
Yayınlarımız
Eğitim ve Seminerler
Özel Eğitim
Dil ve Konuşma Gelişimi
Uzmana Danış
Bülten
Basında Biz
Sıkça Sorulan Sorular
İletişim

ERGENLERDE DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU
Psikolog Belkıs Ertürk
------------------------------
SEVGİDEN YOKSUN BİR İLİŞKİ TÜRÜ İHMAL
Psikolog Belkıs Ertürk
-------------------------------
TAKINTILAR BİR BOZUKLUĞUN HABERCİSİMİDİR
Psikolog Belkıs Ertürk
















 

TAKINTILAR BİR BOZUKLUĞUN HABERCİSİMİDİR

Günlük hayatimizda çocuklugumuzdan beri edindigimiz bazi davranislarimiz vardir. Temiz olup olmadigini klontrol etmek ya da esyanin simetrik yerlestirilmesine dikkat etmek gibi bazi özelliklerimiz hayat anlayisimizla bütünlesmistir ki saçma oldugunu bilsek bile yine de vazgeçemedigimiz davranislarimiz haline gelir. Vazgeçemedigimiz bu davranislar gündelik yasamimizi alt üst etmedigi ve duyarliligimizi bozmadigi sürece bir hastalik haline gelmez. Bu davranislar bazen takinti ve saplanti bozuklugu dedigimiz bir hastaligin habercisi haline çocukluktan itibaren gelebilir. Bu bozukluk istenmeden ve uygunsuz olarak yasanan tekrarlayici ve yineleyici düsünceler, imgeler ya da bu düsüncelerin kontrol edilmesi için ortaya çikan tekrarlayici hareketlerdir. Tekrarlayici düsünce ve hareketlerin bir kiside görülmesi durumuna opsesif kompulsif bozukluk denir.

Çocukluktan itibaren bazen bu takintilar ve davranislar ayirt edilemez. Çocuk bunlari dile getirmekte zorlanabilir. Ancak çok iyi bir gözlemci olan anne ve baba çocugundaki davranis farkliliklarini ayirdedebilir ve bunlarin çözümünü saglayabilir. Çocuklar davranislarina ve düsüncelerine mantikli bir açiklama getiremedikleri için daha çok sikilirlar ve tepkisel davranislar gösterirler. Fakat çok soru sormak gibi bazi belirtilerle anne babasini zorlayarak sikintisini anlatmaya çalisir. Ergenlik döneminde ise takintilar ve saplantilar gizlenmeye çalisilir. Ergenlik dönemindeki bir birey bu düsüncelerini zihnine gelen imgeleri kontrol etmeye çalisirken zorlanir ve davranislarina bir açiklama getirmeye çalisir. Çevresi tarafindan elestirilme korkusu yüzünden bu düsüncelerini dile getirmek onun daha içe dönmesine sosyal olarak izole bir yasam tarzi benimsemesine yol açar. Sikintilar günlük yasaminda en az bir saat süreyle bu düsünceleri yogunlastiriyorsa ve saçma oldugunu bildigi halde bu düsünceleri uzaklastirmakta zorluk çekiyorsa ve uzaklastirmak için kendince bazi yöntemler deneyip yine de kontrol altina alamiyorsa profosyonel bir yardim almasi gerekir.

Opsesif kompulsif bozukluk her iki cinstede esit oranda görülmektedir ve nedenleri biyolojik sebeplere dayandirilmakla birlikte ailesel faktörler asiri kati ve mükemmelliyetçi ebeveyn tutumlari da çevresel faktörler olarak görülmektedir. Beyinde özellikle serotonin düzeyinin düsmesinin bir neden oldugu biyolojik bir faktör olarak gösterilmektedir. Ayrica aileden çok yakin akrabalarin bu teshisi almasi da genetik yatkinlik olarak görülme oranini arttirmaktadir. Aile içi siddet ve anlasmazliklarin görülmesi, tuvalet egitimi sirasinda asiri kati ve esnek olmayan bir davranis benimsenmesi, hatalarin kabul edilmemesi opsesif kompulsif bozukluk belirtisi gösteren çocuk ve ergenlerde bu problemin %30 daha fazla gösrülmesine sebep olan aile ortamlaridir.

Çocuk ve ergenlerde en sik görülen opsesyon ve kompusiyom belirtileri

•  Sik sik elini yikama. (bir saatten daha fazla olarak el yikama davranisinin görülmesi)

•  Uzun süre banyoda kalmak. (yikanmayi durduramamak)

•  Tuvalette uzun süre oyalanmak. (bir rulo tuvalet kagidinin bitme noktasina gelmesi)

•  Dinsel takintilarin görülmesi. (Allah'a, Peygambere ve dini kitaplara kötü bir söz söyleme düsüncesini dile getirme, Allah'in varligindan süphe etme, devamli olarak bunlari kontrol etmek için dua etme ve Kur'an okuma davranislarinin artmasi)

•  Cinsel takintilarin artmasi. (cinsel düsüncelerin zihni devamli mesgul etmesi ve bu düsünceleri davranisa dökmekten asiri derecede korkmak)

•  Esyalarda asiri düzen ve simetriye dikkat etmek. (masanin üzerindeki bir vazonun hep ayni yerde durmasi ve yer degisikliginin hemen farkedilmesi)

•  Bazi esyalara ve cisimlere dokunma istegi. (örnegin, bir ögrencinin masasindan kalkarken her defasinda masaya vurmasi gibi)

•  Su, dogal gaz, tüp gaz, kapi, pencere gibi aletlerin en az üç defa kontrol edilmesi. (açik birakip birakmadigini tekrar tekrar kontrol etme davranisi)

•  Kirli tuvaletlere girmekten kaçinma. (pisligin bulasmasi korkusuyla uzun süre tuvaletini tutma ve okuldan eve dönünceye kadar tuvalete girememe davranisi)

•  Devamli içinden sayi sayma, bir sözü ya da sarkiyi tekrarlama. (disarida gördügü araba plakalarinin numaralarini sayip toplama, disaridaki reklam tabelalarini okuma ve tekrar tekrar yineleme davranisi)

•  Ugurlu olan bazi rakamlara dikkat etme veya ugursuz oldugunu düsündügü bazi rakamlara dikkat etme. (ayin birinci gününün kötü olduguna inaniyorsa her ayin birinci günü evden çikmama davranisi)

•  Namaz kilarken ya da abdest alirken uzun ve tekrarlayici hareketlerin görünmesi. (abdestim ve namazim olmadi deyip tekrar tekrar kilma)

•  Zarar verme düsüncelerinin ve endiselerinin ortaya çikmasi. (marketteki esyalara zarar verebilirim diye markete gidememek)

•  Kendisine bir zarar gelecegini düsünme. (benimle kavga ederler diye okula ya da toplu yerlere gitmekten kaçinma)

•  Kirlenmekten korktugu için bazi ritüel davranislar gelistirme. (baskalarinin elini kirletecegini düsündügü için tokalasmamasi, baskasinin kapisina dokunamamak gibi)

•  Hastalik bulasacagi korkusunu tasima. (kendi bulasiklarini kendisinin bulasik makinasina dizmesi ve çamasirlarina sadece kendisinin dokunmasi gibi)

•  Bazi özel oldugunu düsündügü seyleri biriktirme. (gazoz kapagi, iskambil kagidi, çikolata kagidi gibi)

Bu saydigimiz belirtiler çocuk ve ergenlerde en sik görülen belirtilerdir. Bu belirtileri gösterdikleri zaman kontrol etmek amaciyla bazi davranislar gelistirirler. Bu davranislar kaçinma davranislaridir ve yaptiklarini mantikli bir hala büründürmeye çalisirlar. Opsesyon ya da kompusiyomlar belirgin bir sikintiya neden olur ve kisinin vaktini bosa harcamasina sebep olur. Günlük islerini okul ve mesleki yasamini alt üst edebilir. Is uyumunu, arkadas uyumunu ve duygusal dengesini degistirebilir. Özellikle çocuk ve ergenlerin okul yasantilarini çikilmaz bir yola sürükleyebilir. Okula gitmeyi reddetme, okuldan kaçinma ve okul basarisindaki düsüs sebebiysede içe kapanma belirtileri ortaya çikar. Toplumsal iliskileri ve sosyal uyumu bozuldugu için duygusal dengesi de alt üst olup depresyona girmesine sebep olur. Opsesif kompulsif bozukluk görülen bir çok çocuk ve ergende depresyonda görülebilmektedir.

Nasil tedavi edilebilir?

  Bu hastalilka karsilasildigi zaman yapilabilecek en önemli sey profosyonel bir destek almaktir. Bu destegin asamalari su sekildedir;

•  Psikiyatrik destek: Hastaligi tedavi edici serotonin üzerinden çalisan bazi ilaçlarin verilmesi. Ilaç tedavisi bu hastaligin asilmasi için önemli bir destektir. Doktorun verdigi sekilde kullanilmali ve istemeden kesilmemelidir. Uzun bir ilaç tedavi süresi gerekebilir.

•  Psiko-terapi: Davranisçi ve destekleyici psiko-terapilerle bu düsünceleri kontrol altina alma ve kaçinma davranislarini engellemeye çalisilmasi saglanabilir.

•  Aile terapisi: Bu hastalik süreci uzun sürebilecegi için ailenin bu durumla basedebilmesini saglayacak destekleyici bir rehberlik hizmeyi sunulabilir. Hastaligin seyri bazi hastalarda 3 ile 5 yil sürebildigi için ailenin bu durumu kabul etmesi, çikabilecek belirtileri saklamamasi ve çocuk ve ergende kaygiyi arttirici davranislar içine girmemesi için uzman önerilerine ihtiyaçlari olabilir.

Saygilarimla,

Pskolog Belkis ERTÜRK


Anasayfa :: Hakkımızda :: Duyurular :: Yayınlarımız :: Bülten :: Sıkça Sorulan Sorular :: Linkler :: İletişim